Anasayfa » FBM Dergisi

FBM Dergisi

Yeni Akım: Kökcanlandırmak Sunumu!

10689917_574684442677950_3151924031662417674_nAstroloji, Kişisel Gelişim ve Matematik üzerine çalışmaları olan Vildan Çolak son dönemde yaptığı Kökcanlandırmak Sunumu ile adından bahsettirmektedir. Marmara Üniversitesinde Matematik mezunu olan daha sonra astroloji, semboller, rüyalar, tasavvufla ilgilenmiş, NLP (Nöro Linguistik Programlama) eğitimi ve grup eğitimleri vermiş, TM meditasyon çalışmaları yapmış. Tüm bu çalışmalarla ilgili merak ettiklerimizi FBM Estetik okuyucuları için anlattı.

Vildan Hanım biraz kendinizden bahseder misiniz?

Marmara Üniversitesi Matematik mezunuyum. 9 yıl değişik kolejlerde öğretmenlik yaptım. Bu arada da farklılığımı artırmak için Feldenkrais, ritüeller ve sembolizm çalıştım. TM meditasyonları aldım. Daha sonra tasavvufun içine girdim. Ve şimdi Kökcanlandırmak Sunumu ile ilgili çalışmalar yapıyorum.

Farklı alanlara ilgi duymanızın sebebi nedir?

Bunun sebebi böyle şeyler ilgi çekiyordu; ne oluyor da insanlar gidip bir yere mum dikiyor, bir şeyler bağlıyor ve bu dilekleri de gerçekleşiyordu. Gerçekleşmemiş olsa zaten kişiler tekrar gitmez. Peki bu “nasıl oluyor, bunun sistemi nasıl” diyerek, sembolizmin üzerine araştırmalar yaptım. İlgimi çekti ve bu yönde kendimi geliştirmeye başladım.

Öğretmenlikten astrologluğa geçiş aşaması beraber mi devam etti?

Öğretmenliği bıraktıktan sonra profesyonel anlamda astrolog olarak çalıştım. Sonrasında astroloji yetersiz geldi. Kişilerin sorunlarını biliyoruz, karakter okuyabiliyoruz, fakat çözüm yok… Bu da bana çözüm noktasın da yetmedi. Yani bir problem varsa onu çözmek ve çözüp çözmediğimizi kontrol de etmek gerekiyor. NLP (Nöro Linguistik Programlama) eğitimi aldım ve NLP ile ilgili kendi üzerimde öğrendiğim yöntemlerin denemelerini yaptım.

Bu süreç içerisinde bu teknikleri kendi üzerinizde kullandınız mı? Bu tekniğin size etkisi nedir?

İlginç olaylar yaşadım, kendimin keşfettiği sonra araştırınca ailemde olan olayları gördüm. Mesela yaptığım bilinçaltı çalışmalarının birinde yoğun bir duyguyu takip ettim. Bu duygunun üzerine gidince bir görüntü görüydüm. Enerjileri genelde görüntü olarak görebiliyorum. Bedenim değişti ve bir kadının içinden etrafa baktmaya başladım. Bu kadın çok yorgun, ellerini açmış ve beddua ediyor. Onu rahatlattım. Bu görüntüler genelde alacakaranlık bir dünyada kitlenmiş gibi oluyor. Kadının gözünden etfrafı gördüğüm için nerede olduğumu biliyordum. Bildiğim bir yerin eski haliydi. O kadının genetiğimden bir atam olduğunu düşündüm ve “birşeyler öğrenebilirim” diye durumu anneme anlattım. Annem de net bir şekilde: “O bendim. Bedduayı ettikten sonra fark ettim ne yaptığımı, ne dediğimi…O dönem, ağzımdan çıkanı kulağım duymuyordu. Çok yorgundum, sonradan aklım başıma geldi ve tövbe ettim ama demek ki, geri alamamışım.” dedi. Annem birebir bunu yaşamış. Eğer hayatta olmasaydı yaşadığım bu deneyimi anlamlandıramayacaktım. Annem şok geçirdi bu noktada, sonrasında çözümledik ve rahatlattık. Bilinçaltı çalışmalarında kendi üzerimde canlandırdığım için ortaya çıkanları, neyin, ne kadar işlediğini, çözüm oluşturabileceğini de biliyorum.

Kökcanlandırmak Sunumundan biraz bahseder misiniz?

Kökcanlandırmak Sunumunun ismini ben verdim. Bütün sistemler birbirine bağlıdır ve tek başına olamaz. Bizler de hem atalarımıza hem de çevremize, çevremizin taşıdığı enerjilere bağlıyız ve etkileşim halindeyiz. Atalarımızın canları bizleri etkilemekte, onların yaşam gücüyle de can bulmaktayız. Hayat kaynağımız atalarımız olduğu için onlardan bizlere akan enerjilerde sorun varsa, o zaman bizim gücümüzde, enerjimizde düşüklükler ve problemler oluyor. Ayrıca kendi yaşamımızda maruz kaldığımız negatif durumlar da bizleri bloke edebiliyor. Bu problemler yüzünden hayatımızda istediğimiz herhangi bir durumu yaşamımıza çekemiyoruz. Kökcanlandırmak Sunumu, kişinin maruz kaldığı, kişiyi bloke eden negatif durumları ortaya çıkartan, kişiye bir hikaye sunan ve çıkan hikayedeki negatif enerjileri temizleyip kişiyi şifalandıran, grupla yapılan bir çalışmadır.

Bu çalışma nasıl yapılıyor?

Grup çalışması olarak sürdürülmektedir. Özelliği; tiyatro oynar gibi kişinin enerji alanı, bilinçaltına etki eden durumlar canlandırılıyor. Bu sahnelemede tek fark kişiler kimin sunumunu, neyi canlandırdığını bilmiyor. Bunu sadece ben biliyorum ve sunum sahibi grubun içindeyse ona söylüyorum. Herhangi bir hipnoz olayı yok. Düşüncemde bir alan açıyorum ve kimin alanını açtıysam onun enerjisi canlandırılmaya başlıyor. Sonrasında ortaya çıkan durum yani kişinin hikayesi şifalandırılıyor. Sonrasında da kişilerin hayatında ve hislerinde neler değiştiğini kontrol ediyorum. Bunun dışında da kontrol sunumları açıyorum.

Kişilerin izni olmadan sunum açılabilir mi?

Sunum açılabilmesi için ya kişinin ya da birinci dereceden akrabasının (eş, çocuklar, anne-baba, kardeşler) izni gerekmektedir. Bunun yanında kişinin üzerinden, kontrol amaçlı bir başkasını alana çıkarılabilirim ama o kişinin herhangi bir durumuna çok gerekli görmediğim takdirde müdahale edemem.

Köklü bir çözüm mü oluyor, yoksa sorunlar tekrar ediyor mu?

Şu ana kadar bütün kontrollerimde negatif enerjileri attığımı “biliyorum”…Attığım negatif enerjilerin tekrardan gelmesi mümkün değildir ama kişinin çevre koşullarından dolayı dengesinin bozulmasıyla morfogenetik alandan farklı bir negatif durumu yaşamına çekebilir. Kişilerin alanlarında olan ah-beddua-lanet, negatif varlıklar gibi durumları temizlediğimizde kişilerin hayatlarının sonuna kadar temiz kalacakları anlamına gelmiyor. Sunumlardan sonra kişilerin negatif bir duygu hissetmeyecekleri anlamına da gelmiyor. Genetik hikayeleri çözsek dahi, kişilerin bu hayatta yaşadıkları hikayeler var. Onların anılarını Kökcanlandırmak Sunumuyla değiştiremiyorum, kişilerin kendilerinin değiştirmeleri lazım. Anıları değiştiremediğim gibi kişilerin düşüncelerini de değiştiremiyorum. İnsan iradesine müdahale edemiyoruz ama kişinin kontrolünün dışında olan sıkıntıları, genetik hikayelerini çözümlüyorum. Sunumlarda da atalarımızın yaşanmışlıklarının bize olan etkilerini çok net görüyoruz.

Sunumlarda yaşadığınız ilginç birkaç örnek verebilir misiniz?

Örneğin; kırklı yaşlarında bir bayan bana telefonda, “Aslında güzel bir bayanım ama kimse bana bakmıyor. Bunun sıkıntısını çok çektim.” dedi. Nedenini bilemediği bir keder içindeydi. Ben bunları sonradan öğreniyorum çünkü sunumları kişiler hakkında bilgi almadan açıyorum. Bu kadının sunumunda; atalarından bir tanesinin, aileden iki kıza tecavüz edip, parçalayarak öldürdüğü ortaya çıktı. Tabi ki yargılama hakkımız yok, çünkü onlar geçmişte hangi şartlarda, cahillikte ve duygularla bunları yaptıklarını bilmiyoruz. Ama sonradan büyük bir vicdan azabı çekiyorlar ve bu vicdan azapları bize yansıyor. Bayan da atasının yapmış olduğunu suçun cezasını çekiyordu.

Yurt dışında yaşamış bir adamın sunumuydu. Adam babasıyla dargınken babası ölmüş. Sunumda babasının oğlunu çok özlediği çıktı ve adam oğlunun gelmesini beklemiş. Fakat oğlu babasının yanına gitmemiş. Adamda şimdi kendi kızıyla görüşmüyor, babasının duyduğu özlemi şimdi kendisi yaşıyor.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*