Anasayfa » Kökcanlandırmak Sunumu » Kökcanlandırmak Sunumu Neden ve Hangi Durumlarda Açılmalıdır?
Kökcanlandırmak Sunumu Neden ve Hangi Durumlarda Açılmalıdır?

Kökcanlandırmak Sunumu Neden ve Hangi Durumlarda Açılmalıdır?

Kökcanlandırmak Sunumları her türlü olumsuz durum için açılabilir. Bu durumların bazılarını ise şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Gece rahat uyuyamıyorsa
  • Beyninin içinde sesler duyuyorsa
  • Herhangi bir şeyin ona dokunduğunu hissediyorsa
  • Karabasan denilen durumu yaşıyorsa
  • Evinde huzursuz oturuyorsa
  • Aklına kendi kontrolünün dışında tuhaf düşünceler geliyorsa
  • Nedeni bulunamayan sağlık sorunları veya tuhaf durumlar yaşıyorsa
  • Algı sorunları yaşıyor ve kendisini aptallaşmış gibi hissediyorsa
  • Kendisine büyü yapıldığını düşünüyorsa
  • Hep aynı yapıda sorunlar yaşıyorsa
  • İlişkilerinde tıkanıklık varsa, hep yanlış kişilere denk geliyorsa
  • Bir yakınını vedalaşmadan/ ani kaybetmişse
  • Duygusal sorunlarından kurtulmak istiyorsa
  • Öfke patlamaları yaşıyorsa, Kökcanlandırmak sunumu bu kişilere şifa olabilir.
10622854_818533671511767_6291078918997034076_n.jpg

Kökcanlandırmak Sunumu içeriğinin zenginliği ve uygulamasının farklılığıyla benzeri bulunmayan bir çalışmadır. Herhangi bir çalışmadan önce kişinin Kökcanlandırmak Sunumunu açtırması en doğru olandır çünkü kişinin alanındaki negatif etkiler kişinin şifalanmasını engeller. Mesela üzerinde evliya cezası olan kişinin alanına şifacı kolay kolay girip şifa veremez; cezalandıran evliya “kişi gerekeni yapana kadar” kişinin şifa almasını engeller… Bu tür etkilerin kalkması dolayısıyla, uygulanacak diğer şifa yöntemlerinin, hastalık tedavilerinin daha verimli olabilmesi için kişinin öncelikle alanını Kökcanlandırmak Sunumuyla temizletmesi önerilir…

Sağlık sorunu olan bir kişiye, nedenini/kaynağını bulmak için de sunum açılmaktadır. Burada amaç, bu hastalığın oluşmasını sağlayan arkada/görünmeyen alanda bir vebal, genetik bir hikâye ya da enerji saldırısı gibi etkiler varsa bunun rahatlatılarak tedavi yolunun açılması ve şifanın akışının sağlanmasıdır. Mesela; tavukkarası (gece körlüğü) hastalığı olan bir danışanımın atalarından birinin, yaşadığı gizli ilişkiden hamile kalıp hamileliğinin görülmemesi için “görmek ve görülmek istemiyorum” duygu ve düşüncesini alanına çok fazla yüklediğinden dolayı torunlarında bu hastalığın çıktığını sunum bize gösterdi. MS hastası olan bir diğer danışanımın, atasının birine yapmış olduğu işkencenin bedelini ödediğini sunumda öğrendik. Kanserin arkasında da soyun yaptığı katliam ve katliama uğrayanların torunlarının yoğun beddualarının etki ettiğini defalarca deneyimledik. Bu etkileri ortaya çıkartıp şifalandırdığımızda kişinin tedavisine daha olumlu bir cevap verdiğinin geribildirimlerini aldık.

Kendi deneyimlerim de bunu desteklemektedir: Bir kaç defa, ağır sunumlarda  aldığım darbeler neticesinde oluşan fiziksel rahatsızlıklarıma tedavi uygulandığında herhangi bir sonuç alamadığımı, ancak enerji alanımı temizledikten sonra aynı tedaviyi uyguladığım halde çok iyi sonuç aldığımı gördüm. Bundan dolayı, enerji alanımı temizlemeden herhangi bir tedaviye başlamıyorum. Ayrıca enerjiler, özellikle evliya/aziz lanetleri, büyüler ve negatif varlıklar kişinin şifalanmaması için doktoru bile şaşırtabilmektedir. Pankreasın ucunda bulunan ve safra kesesine baskı yapan 7 cm’lik kistin bir ay süresince ayrı ayrı zamanlarda gittiğimiz hepsi Prof. olan dört doktor tarafından her türlü tetkiklere rağmen bulunamayıp ancak kişinin üzerindeki büyü çözümlendikten iki gün sonra keşfedildiğini bizzat deneyimledim.

Eğer kaynak rahatlatılırsa şifa daha kolay bize akar. Böylelikle uygun doktor ve uygun tedavi yaşamımıza kolaylıkla girebilir; yaşanabilecek aksilikler, yanlış teşhis, yanlış ilaç verilmesi gibi riskler ortadan kalkarak kısa sürede sağlıklı günlere ulaşılabilir.

Bunun yanında kişi;

  • İş hayatıyla ilgili sorunlar yaşıyorsa,
  • Parayla ilgili sıkıntısı varsa ve bilinçaltının parayı nasıl algıladığını öğrenmek istiyorsa,
  • Cinsel kimliğiyle ilgili rahatsızlık hissediyorsa,
  • Aşk hayatında aynı kısır döngüyü yaşıyorsa,

Kökcanlandırmak Sunumu arkadaki hikâyeyi ortaya koyup şifalandırır, fakat kişinin özel durumlarına geçmeden önce, önceliğimiz “Kökcanlandırmak Sunum Listesindeki” maddelerin kişinin alanında olup olmadığını kontrol etmektir.

Ayrıca üzerine basarak, özellikle danışanlarımıza belirtmekteyiz: Arkadaki hikâyenin şifalanması kişinin hayatına aşk, iş geleceği; hastalığının hemen, herhangi bir tedavi görmeden, kendiliğinden iyileşeceği anlamına gelmemektedir.

Her şifa yöntemi belirli sınırlar içerisinde, belirli bir alana hizmet eder. Kökcanlandırmak sunumuyla kişinin düşünceleri değiştirilememekte, anıları silinmemekte, yaşanılanlar yok edilememektedir. Diyelim ki, büyü etkisiyle bozulan bir evlilik olsun; bu evlilik büyü etkisiyle bozulmaya uğramıştır, ama bozulma aşamasında eşlerin birbirine söylediği sözler, ailelerin negatif tavırları, eşlerin aldatması gibi yaşanılan birçok anı ve o negatif durumlardan oluşan birçok negatif duygu ve düşünceler oluşmaktadır. Kökcanlandırmak sunumunda eşlerin arasına yapılan büyü çözümlendiği halde yaşanılanlar, aldatmalar ve oluşan negatif duygular/düşünceler yok olmadığından dolayı sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi ilk başa dönüş olmamaktadır. Kişiler, evliliklerinin bozulmasını büyüye bağladıkları için, büyü gittiğinde eskiye dönüş olacağını sanmaktadırlar; bu da doğru bir bakış açısı değildir. Ancak eşler arasında negatif bir durum yaşanmamışsa, o zaman geri dönüş mümkün olabilmektedir. Bu da büyünün ilk aşaması için geçerli bir durumdur.

Her hangi bir şey kolay ve hızlı bozulabilir, ama onu tamir etmek, yeniden oluşturmak bir süreçtir. Bu süreç de kişinin potansiyeline, ortamın şartlarına, kişinin enerjisine göre değişebilmektedir. Kökcanlandırmak sunumu da, kişinin bloke olmuş enerjisini açarak, algılarını ve enerjisini/gücünü arttırarak kişinin “yaşamını onarmasına” yardımcı/destek olmaktadır.

Şifa almak demek, “yaşam sorumluluğumuzu başkasının üzerine atıp tüm hayatımızı iyileştirmesi” anlamına gelmemektedir. Yaşam, büyümemiz, olgunlaşmamız doğrultusunda akmaktadır. Bu prensiplerle akmak, bizleri güçlü kılacaktır; böylelikle şifayı “kendimizin” yaratmasını sağlayacaktır.

Sevgi ve Saygılarımla…
Vildan Çolak

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*