Anasayfa » Benden Size » Cehennemden Cennete
Cehennemden Cennete

Cehennemden Cennete

“Kimse ışığı hayal ederek aydınlanmaz! İnsanı asıl aydınlatan karanlığı idrak etmektir.. ” demiş C. Gustav Jung. Bu adamı, kitaplarından tanıdığımdan beri seviyorum. Eğer farkındalığımız biraz olsun geliştiyse, insanlık tarihinde Jung gibi insanların verdikleri hizmetler sayesinde gelişti.

 

Hem paranormal deneyimler yaşadığı hem de bilimle uğraştığı için bizlere çok değerli bilgiler bıraktı… Paranormalliği anlamlandıran adımlar attı… Arketip, kollektif bilinçdışı gibi kavramları o bize öğretti.

 

Jung’un sözü de bana “cennete cehennemden geçildiğinin” bilgisini hatırlattı. Cehennem, tövbe basamağıdır. Tövbe ise, anladım, öğrendim anlamındadır yani fark ettim, farkındalığa ulaştım.

 

Bu durumda da farkındalık cennette değil, cehennem de açılmaktadır. Kişi farkındalık boyutuna ulaştığında cennete geçmiş olur. Kısaca kişi cennetin ışığını gördüğünde farkındalığa erişmez; cehennemin ateşinde kendi karanlığıyla yüzleştiğinde farkındalığa ulaşır ve cennete geçer.

 

Aslında yapmamız gerekeni bu bilgi bize söylüyor. Negatife bakarak pozitife geçebilirsin diyor. İçimizdeki korkulara bakarak sevgiye geçebiliyoruz; cahilliğimize bakarak aydınlığımızı oluşturabiliyoruz; gözle göremediğimiz negatif varlıkları idrak ederek yaşamımızda onlardan nasıl korunabileceğimizi öğrenebiliyoruz…

 

Bundan dolayı sadece sevgi, sadece pozitiflik, sadece ışık gibi terazinin bir kefesinde oturmayı hayal etmememiz gerekir. Bu hayal, sadece hayaldir; gerçeklikle çatıştığı için de hem zaman hem de enerji kaybına neden olur…

 

Bildiğiniz gibi cennet tek başına çok sıkıcı olur. Büyücüler yani büyü yapanlar/yaptıranlar hariç (onları da iyileşmeye başlayan Dünya sistemi gereken yere yollamaya başladı) gönlüm hepimizin dünyasının cennet haline gelmesinden yana… Bu Dünyanın ve yüreklerimizin cennet olması için çabalayalım… Yaşarken cennetimizi oluşturalım… İnsanlık olarak bunu hak ediyoruz… Ama bunun için önce günahlarımızla, cahilliğimizle yüzleşmemiz gerekir…Hadi bir gayret…

 

Sevgiler,

Vildan Çolak

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*