Anasayfa » Benden Size » Doğuştan mı, Sonradan mı Şifacı Olunur?
Doğuştan mı, Sonradan mı Şifacı Olunur?

Doğuştan mı, Sonradan mı Şifacı Olunur?

Neden bir şifacı ancak “doğuştan şifacı” olabilir?

Neden “sonradan, inisiyasyonla şifacı” olunmaz?

Ya benim kafamdaki “şifacılık” ile insanların “şifacılık” dediği arasında fark var; ya da şifacı olmak için çabalayan insanlar çok cahil?

Bir insan, enerjisel anlamda hasta ise, bu enerjisel alandaki bozukluk kişinin madde boyutuna yansır ve kişinin yaşamında hastalık, tutukluk, aksilik gibi sonuçlar doğurur…

Şifacı da, “şifalandırdığı kişinin enerji alanının” sağlıklı olmasına destek verendir…

Enerjisel alandaki hastalığı da, doğal olarak “negatif adlandırdığımız” enerjiler yapar… Zaten, negatif enerji demek, enerji alanımızın sağlığını bozduğu, bizim işleyişimizi engellediği için “bize göre negatif olan” demektir…

Bir insan, hangi pozitif enerji kanalına hizmet ediyor olursa olsun, o enerji kanalının kişiyi koruması belirli bir yere kadar olur… Birçok insan, pozitif enerji kanallarının çok kutsal olduğu ve hiçbir şekilde yara alamayacakları şeklinde hayali bir bağlılık içindedirler ama ne yazık ki gerçek bu değildir…

Dünyanın pozitif enerji kanalları sağlıklı çalışsaydı eğer, Dünya bu halde olur muydu?

Eğer şifacı kanallar veya evliya kanalları engellenmemiş veye bloke edilmemiş olsaydı, insanoğlu olarak yaralı-bereli bir halde “insan olmayı öğrenmek için farkındalık arttırmaya” çabalar mıydık?.. Ne olduğumuzu bilir ve onu hissederek yaşardık!

Bilgelik, morfogenetik alandan aktarılır ve güdüsel yaşanır… İnsan, bilme hali içinde olur; bilme hali içindeyken de kafası karışıp “ben kimim” diye bir soru sormaz; o olur!.. İnsan olur!

Pozitif enerji kanalları yaralı..!

Bazıları, “pozitif kanalların Dünya dışından Dünyaya aktığına, onlara kanallık ettiklerine” inanabilir… Dünyanın şifacı enerjileri, zaten evrenden gelen şifacı enerji kanallarından beslenir; beslenir de, durum ortada!

Ayrıca, her enerji bir titreşimdir ve her beden bu titreşimi kaldıramaz…

İnisiyasyon da, yoğurt mayalamak gibidir… Maya, aktarılabilir ama kişinin sütü uygun değilse, uygun ortamda da bulunmuyorsa, maya tutmaz…

Bir şifacı, kanal olduğu enerjinin bilgeliğini duyacak, hissedebilecek ve anlayabilecek kadar açık olmalıdır… Olmak zorundadır, çünkü daha önce hiç karşılaşmadığı bir durum ile karşılaştığında ve bu durum ona kursta verilmemişse, kişi o durum karşısında “hemen” nasıl önlem alacağını bilemez ama “bilmek ve hemen müdahale etmek” zorundadır… Ancak genetiğindeki şifa kanalı açılmış bir kişi, karşılaştığı herhangi bir negatif durum karşısında, güdüsel olarak ne yapacağını bilir çünkü genetik şifacı kanalında her türlü bilgi mevcuttur… O şifacı kanal, o torunu şifacı olarak seçmiş ve bu doğrultuda eğitiyorsa, o torun o bilgeliği duyacak, hissedecek, hal yaşayacak uygun potansiyelde olduğu için seçmiştir…

Her yeni karşılaştığım negatif bir durum karşısında almış olduğum saldırılardan, yaralanmalardan beni kurtaran, hiç düşünmediğim, daha önce hiç bilmediğim “içime gelen farklı bilgelik” ve ayrıca “farklı titreşimli enerji kanallarımın açılması” olmuştur…

Her zaman belirtiyorum; nasıl ki, her ilaç her hastalığa iyi gelmiyor, aynı şekilde her şifa enerjisi her durum için yeterli ve yetkin olmuyor… Olsaydı, neden ortaya bir sürü farklı enerji kanalları çıkartıldı?.. Tüm insanlık tek bir enerjiye kanal olur, o enerji herşeye iyi gelirdi…

Bir şifacı, tek bir kanaldan şifa veriyorsa eğer, çok yetersizdir… Bir çok kanalı kullanmalıdır…

Ben, şifa verirken en temelde Şaman enerjisini kullansam da, temelde iki farklı enerji kanalını da kullanıyorum; kullanıyorum diyorum ama her sıkıştığım durumda yeni bir enerjim açılıyor… Yaklaşık on tane enerji kanalını görüyorum ve uygun durumlarda kullanıyorum…

Tüm bunlara rağmen, yara alıyorum… Çok hırpalanıyorum… Çünkü, birilerinin menfaatine aykırı işler yapıyorum… Negatif olan, pozitifin karşısında çok aciz olsaydı, bu derecede ortalık negatif olmazdı… Ayrıca, her zaman güçlüden daha güçlüsü mevcuttur..!

“Işığı yolladım, herşey “tamam”, ben mutlu, insanlar mutlu” diye birşey yok!.. Yollanılan ışığın, kullanılan kanalın bir bedeli var!

Ben de ışığa kanallık ediyorum ama nasıl ki, sunumlarımda “üzerime saldıran enerjiye kanallık eden kişileri” yakalayabiliyorsam, aynı şekilde negatif olan da “onun işini bozan, şifacı enerjiye kanallık eden” kişiyi görüyor, yani beni görebiliyor ve saldırıyor…

Hadi ben, genetiğimin bilgeliğine güveniyorum ve de beni bu yola sokan ruhsal rehberlerimin desteğine sığınıyorum; bir veya iki enerjiye inisiye olup “şifa vermek için negatif bir enerjiye kafa tutanlar”, neyine güveniyorlar..?

Ayrıca bir şifacı aldığı yaraları da iyileştirebilecek yetkinlikte olmalıdır…

Kısaca enerji alanlarına kanallık edilerek şifacı olmak kolay değildir…

Genetiğin desteği şarttır!

Eğer birileri “sonradan da şifacı olunabilir” diyorsa, arkasında ya cahillik ya da menfaat olduğu düşüncesindeyim… Bununla birlikte, “şifacı olan kişilerin de şifacılıklarını kapatamayacağını, engelleyemeyeceklerini” iddia ettiğim gibi…

Bu alanlara, büyük bir cesaretle çıkıp enerjilerini astraldaki büyücü, cadı, ifrit gibi başka varlıklara kaptıran çok insana sunum açtım… Çektikleri sıkıntıları biliyorum…

Ve vicdani görevim olarak uyarıyorum; eğer genetiğinizden şifacılık gelmiyorsa, enerji alanlarına girip başkalarına şifa yollamak için çabalamayın… Eğer genetiğinizden şifacıysanız da, şifacı kanalın açılabilmesi için kendinizi arındırın, olgunlaştırın…

Hepimizin “kendimiz” olması ve yeteneklerimizi Dünyanın hizmetine sunmamız, Dünyamızı “cennetimiz” yapmamız dileğimle…

Sevgiler,
Vildan Çolak

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*