Anasayfa » Benden Size » Dua Almanın Önemi
Dua Almanın Önemi

Dua Almanın Önemi

Dua almak, bizi koruyan önemli kuvvetlerden biridir. Kuvvetlerden biridir diyorum; çünkü sadece başlı başına salt bir güç, uygulama veya yöntem bizi koruyamaz. Ancak kuvvetler, uygulamalar, yöntemler bütünlüğü bizleri korur, sağlamlaştırır.

Bu kuvvetlerin hepsini ne kadar aktif hâle getirirsek enerji bedenimiz o kadar sağlıklı olur ve doğasına uygun gelişir. Sağlıklı bir enerji bedeniyse, sağlıklı olduğu için korunmayı içinde barındırır. Bir bakıma amaç; korunmak olmamalı, sağlıklı olmak olmalı, ürün ve sonuç ise; korunmak olmalıdır. Bu süreç, kuvvetlerin dengeli bir şekilde harekete geçirilmesiyle sağlanır.
Nasıl ki; sağlıklı bir insanın bağışıklık sistemi güçlü olup kişiyi hastalıklara karşı koruyabiliyorsa, aynı şekilde sağlıklı enerji alanına sahip bir kişi de her türlü negatif etkilerden korunmuş olur.

Birçok insan sağlıksız oldukları hâlde korunmak için ruhsal enerjilerden veya farklı enerji alanlarından destek beklemekte ve onları harekete sokmak için birçok yöntem uygulamaktadır. Mesela; enerji bedenimizi yıpratacak şekilde yaşıyoruz. Diyelim ki; bol bol yalan söylüyor, insanları aldatan bir iş yapıyor, ama korunmak için de çeşitli çalışmalar yapıyoruz veya üzerimizde biriken negatifliği kristallerle temizlemeye çabalıyoruz. Bu uygulamalar ne kadar koruyucu olabilir ki!

Korunmak için, kendimizde değil, dışarıda aradığımız tüm yaklaşımlar eksik ve de yetersizdir. Yaklaşımlarımız dışarıya, başka birilerine veya bir şeylere bağlı olmaktan daha fazla, bizim doğamıza ait olmalıdır. Destekle gerçekleşen korunma, vitamin haplarıyla beslenmek gibidir. Dolayısıyla kişiyi sağlıklı kılmaz. Sağlıklı olabilmek için doğamıza ait kuvvetleri harekete geçirmemiz ve güçlenmemiz gerekir.

Bilindiği gibi her canlı varlığın temel iki yapı taşı vardır. Biri, varlığını korumak, diğeri ise türünün varlığını sürdürmektir. İnsanoğlu da canlı bir varlık olduğu için bu temel programları doğasında barındırır. Bu temel programlara uymak tıpkı; bedenin nefes alması, su içmesi, yemek yemesi, hareket etmesi gibi elzemdir. Bu programlara aykırı bir durum söz konusu olduğunda varlığın enerjisi içsel çatışmaya girer, dolayısıyla enerji, güç kaybına uğrar.

Dua almak, bir insanın bir başka insana yardım etmesiyle gerçekleştiği için bu temel programlardan türünün varlığını sürdürmek ana başlığının içine girmektedir. Kişi aslında yardım ederek kendi temel programını gerçekleştiği için doğasına uygun davranmış olur. Aslında insan türünün iyiliği için yapılan her türlü eylem doğamıza uygun olduğu için bizi güçlendirir.

Dikkat ederseniz, insanların çoğu diğer insanlar tarafından iyi bir insan olarak anılmak, mutlu, huzurlu olmak üzerine büyük bir çaba harcar. Bu içgüdüsel çabanın arkasında temel programı işletmek ve varlığının enerjisini güçlendirmek olduğu düşüncesindeyim.

“Hiç mi kötülük yapmaktan zevk alan insan yok” diye sorabilirsiniz… Sunumlarda insanlara kötülük yapan, mesela katliam enerjisine dahil olmuş, kardeşinin ırzına gecen kişilerin arkasındaki enerjilere yöneldiğimde hep ifritlere rastladım. Kişi bir ifrit tarafından ele geçirilmişse o zaman insana iyilik yapmaktan hoşlanmaz; kötülük yapmaktan ve yanıltmaktan zevk alır. Kişi bu zevkin kendisine ait olduğunu hisseder, hâlbuki o zevk onun bedenini ele geçirmiş olan ifrite aittir. Ama biz insanların çoğu sadece gözümüzle gördüğümüzü gerçek olarak kabul ettiğimiz ve içimizde duyduğumuz her sesin, her duygunun bizim olduğunu sandığımız için çoğunlukla ele geçmiş olduğumuzu algılayamayız; hatta algılamak istemeyiz, çünkü herhangi bir vasfımız, yeteneğimiz olmadan kendimizi dünyaları yaratmış gibi hissederek uyuşturucu keyfi aldığımız için bilmemeyi tercih ederiz.

Başka insanlara iyilik yapmak doğamızın bir parçasıdır. Bunu inkâr etmek ise doğamızı parçalamak olur. Ayrıca bizler birbirine görünmez bağlarla bağlı olan ve enerji akıtan varlıklarız. Eğer bir kişi bize dua ederse, onun olumlu enerjisini almış oluruz. Ne kadar fazla olumlu enerji alırsak, bu enerjiler de bize destek olur. Fakat daha önce belirttiğim gibi dışarıdan gelen enerjiler vitamin haplarıyla beslenmek gibidir.

Hak edilmeden alınan duaların ne kadar işe yaradığı konusu da tartışılmalıdır…

Enerjimizin gücü, -bedensel olarak da sağlıklı olmamıza bağlı olduğu için- düştüğü zamanlarda kendimizi yükseltmek için özellikle insanlara iyilikler yapalım… Kendimizi daha iyi hissetmeye başlarız.

Bunu fayda prensibine göre algılayabilirsiniz. Su içmek bedenimiz için ne kadar faydalı ise, aynı şekilde iyilik yapıp dua almak da o kadar faydalıdır. Kendi sağlığımız için bunu yapmalıyız…

Yaptığımız iş karşılığında aldığımız maddi karşılık, verdiğimiz hizmete hiçbir zaman denk değildir. Bu nedenle ben özellikle verdiğim hizmetin büyük bir kısmını iyilik, hizmet niyetiyle yapmaktayım. Böylelikle insanlığa, soyunun devamı için destek vermekteyim. Dolayısıyla yaptığım iş beni güçlendirmektedir. Sizler de yaptığınız işi hizmet boyutuna, iyi niyetinizle pekala taşıyabilirsiniz.

Hepimizin çok ama çok sağlıklı olması, insan olma yolunda gelişimimizi zamanlı bir şekilde tamamlayabilmemiz ve güçlü bireyler olmamız dileğiyle…

Kökcanlandırmak Atölyesi

Vildan Çolak

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*