Anasayfa » Benden Size » İçimdeki Ülke
İçimdeki Ülke

İçimdeki Ülke

Bilinçaltı çalışmalarımın bir safhasında “genlerimdeki tüm ırkları” birbiriyle barıştırmak “zorunda” olduğumu anlayarak birleştirici/barıştırıcı bir çalışma yapmıştım.

O dönemde rüyamda gördüklerim ve hissettiklerim neticesinde anne soyumun bir yerinde ermeni bir kadının olduğu sonucuna vardım. Kimse bu kadının varlığından haberdar değildi ama benzer rüya 4 defa kendini gösterdiğinde, bilinse de bilinmese de ermeni olan bir kadın atam olduğuna kesin emin oldum.

Kadının bir derdi vardı ve bu derdinin onu kilitlemesi neticesinde soyundan getirdiği bilgeliği, yani enerjiyi gelecek nesillere akıtamıyordu. O noktada bir tıkanma vardı…

İlk defa soyumda farklı ırkların olabileceğini, gördüğüm o rüyalar sayesinde uyanıp farkedebildim.

Bir seferinde otobüsle Gürcistana gitmiştim. Otobüste etrafımda gürcü kadınlar oturuyordu. Yanımda oturan kadın tıpkı kardeşi sayılabilecek kadar rizeli olan komşumuza benziyordu. Bir diğer bayan halamın kızıyla tıpatıp benzerdi. Diğer bayan da akrabalarımdan başka bir kadına benziyordu. Kısaca yolculuğu yabancılarla yapmadım, genetik akrabalarım etrafımdaydı ve bana yolculuk süresince hepsi yardım etti…

Bilinçaltı çalışması yaptğımda ise sadece gürcü, ermeni, rum, kürt, türk olmadığımı daha karışık olduğumu da deneyimledim.

Hepimiz Adem ile Havvadan gelmiyor muyuz zaten???:)…

Çok çok gerilere gidebilecek bir imkanım olsaydı sanırım çinli, zenci hatta eskimodan da birilerini bulabilirdim içimde:)

Doğrusu hangi ırkı bulursam bulayım, bu benim gururum olur; mutlu eder beni…Zenginlik bu olsa gerek!

Zaten tüm insanlar, hep birlikte, ortak bir morfogenetik alana sahip değil miyiz!… Genetiğimizin yaşanmışlığını taşıdığımız gibi, insanlığın da yaşanmışlığıyla birbirimize bağlı değil miyiz?

Japonyanın bizden çok uzakta olması, atom bombasının Hiroşima ve Nagazakiye atıldığında insanların yaşadığı felaketin acılarını insanlık olarak hissetmediğimiz ve hissetmeyeceğimiz, bunun vebalinden etkilenmeyeceğimiz anlamına gelmiyor maalesef…Morfogenetik alanda mesafe uzaklığı diye bir şey yok, doğal olarak…

Sistemin herhangi bir yerine vurulan darbe, sistemdeki tüm parçaların sağlıklı işlemesini engeller/sekteye uğratır. Japonyaya vurulan darbe veya Dünyanın herhangi bir yerinde insanların yaşadıkları acılar tümüyle bizim mutluluğumuzu etkilemektedir…Canımız/içimiz sıkılıyorsa bu sadece bizim yaşamımızın, şartlarımızın veya atalarımızın etkilerinden değil, şimdi, insanlığın yaşadığı acılardan dolayı da olabilmektedir…Biz hep birlikte yaşıyoruz…

Genlerimin bu kadar çeşitli ırkı barındırması beni hiçbir zaman “kimliksiz, kişiliksiz, yolunu bilmeyen” yapmadı; hissettirmedi… Tam tersine, her soyun yaşam gücünün, deneyiminin, bilgeliğinin içimde olduğunu hissetmek, onları içimde barıştırarak en azından kendi içimde bölünmeyecek bir ülkede yaşadığımı hissetmek beni güçlü kıldı, yolumu aydınlattı…Şu an, eğer insanlığa hizmet edebiliyorsam, yaratıcı olabiliyorsam tümüyle sahip olduğum genetiğimin gücüyle bunu yapabiliyorum ve tüm ırklarıma, bildiklerim ve bilmediklerim dahil, yürekten teşekkür ediyorum…

Bu barışı içimdeki ülkeme getirebilmek için, tabi ki öncelikle özürler diledim, gerekenleri yaptım… Ermeni kadın atamdan, ona verilen sıkıntılardan dolayı özürler diledim ve hakkını, onun eşi olan dedem adına, ona geri verdim…

Tüm bu çeşitlilik içindeyken ve bu çeşitliliği yüreğimle kapsadığım halde “ben Türküm” diyerek hiçbir zaman içsel ikileme girmedim, içimde bölünmeler hissetmedim…Türküm diyerek içimdeki diğer ırkları ikinci plana atmadım… Türküm diyerek yüzdeyüz Türk kanı taşıdığımı düşünmedim…Türküm diyerek Ermeni, Rum, Gürcü, Kürt olan atalarımı reddetmedim ve reddetmiyorum da… Türküm diyerek de yalan söylemiyorum, çünkü atalarımdan bazıları da Türk… Ama “ben aborjinim, ne mutlu aborjinim diyene!” deseydim sanırım o zaman biraz komik olabilirdi…

Türküm diyerek,Türkiye Cumhuriyetine, bayrağıma, andıma, marşıma, vatanımın bütünlüğüne sahip çıktığımı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğumu kabul ettiğimi ifade ediyorum… Yaşadığım vatanın bütünlüğüne gönülden bağlı olmak bir Türk kelimesiyle birleşecekse, neden bu kelimeyi reddedeyim ki veya genlerimde başka ırkları taşıdığım halde bu kelimeyi kullandığım için kendimi küçülmüş hissedeyim ki!

Son zamanlarda duyduğum/okuduğum Türk kelimesine tepkiler, beni gerçekten rahatsız etmekte…

Sevgi/ışık/pozitif olmak veya ona hizmet etmek demek, birleştirmek, bütünlemek, kapsamak, içine almak demektir…Yapacağımız her ayrımcılık negatifliktir…

Doğrusu ben de büyücülere hala takık bir durumda olduğum için bir bakıma ayrımcılık yapmaktayım; ayrıca negatif varlık veya enerjilere hizmet edenlerin, yalancıların, sahtekarların yanında da rahat edemiyorum. Bazı davranışlara tepkiler gösteriyorum ve gösterilmesi gerektiğini de savunuyorum… Yani yüzdeyüz kapsayıcı, pozitif bir ruh halinde değilim… Hiçbir zaman da yüzdeyüz pozitif olunabileceğini, olunsa dahi bunun sağlıklı olduğu görüşünde değilim… Sistemler, saf pozitif diye birşey barındırmaz… Ama her ırkı, her dini/inancı, her rengi sevgiyle kapsıyorum…

Sistem, zaten hepimizi bir görmekteyken, Yaradan zaten ayrım yapmazken, neden kendimizi ırkların, dinlerin altına girip ayırıyoruz ki!…Ülkelerin sınırlarının bile birleşmesi gereken bir geleceğe bakarken, varolan bütünlükleri bölmek bizi insanlığa ne kadar yaklaştıracak ki!

Hepimiz Dünyada siyasi/kendi inanışlarına sahip bir grup insanın tüm bu ayrımları yaptığını, ülkelerin, dolayısıyla o ülkelerde yaşayan insanların yaşamlarıyla ne kadar kolay oynadıklarını biliyoruz…Dönen dolaplardan bir çoğumuzun artık daha fazla haberi var… Ama bunları bilirken bölünmeye, isimlerin bizleri bölmesine neden izin veriyoruz?

Hepimizin Dünya barışına hizmet etmemiz, bu nedenle kimliklere, kişiliklere, vatandaşlıklara ve ırklara değil; davranışlara, düşünme biçimlerine, pisliklere, düzensizliklere, haksızlıklara tepki göstermemiz/itiraz etmemiz ama yürekten birbirimizi kapsamamız, insanı, insan olmayı sevmemiz dileğimle…

Sevgiler:)

Kökcanlandırmak Atölyesi

Vildan Çolak

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*