Anasayfa » Benden Size » İnanç
İnanç

İnanç

Bazı şeylere, “inanmak istediğimiz, inandığımızdan dolayı kendimizi daha iyi hissettiğimiz, inancımızın bizi koruduğunu düşündüğümüz, sevdiğimiz insanlarla daha sıcak bir ilişki kurabildiğimiz için” inanmak isteriz….

Anlamasak, irdelemesek bile; inanmak ve inandığımızı savunmak bizi mutlu eder. Aslında çoğunlukla inandığımıza inanmak değil, inandığımızın bize kattığı enerjinin “gücü” bizim için daha önemlidir… Çünkü inandığımızı savunurken, özellikle bir grupla birlikte savunurken, birden bire “tekken çok olunduğu” için, -yani inandığımızın bizi diğer insanlarla birleştirdiğini gördüğümüzden- kendimizi daha güçlü hissederiz…Veya inancımıza duyduğumuz bağlılıkla diğer insanların karşısına dikilecek cesareti bulduğumuz ya da diğer insanlardan farklılaşarak kendimizi daha değerli gördüğümüz için güçleniriz… Her halükarda inandıklarımız veya “inanmak için inandıklarımız” bizi güçlendirir… Ama o da bir yere kadar… İnandıklarımız eksik olduğunda, ne kadar savunmaya geçersek geçelim o derece katılaşırız; katılaştıkça da geleceğimizin yıkımı, dağılımı kaçınılmaz sonumuz olur.

Çoğunlukla inandıklarımızın doğruluğuna değil, bize kattığı güce değer veririz…

Bu nedenle de inanıp savunduğumuz her fikri, düşünceyi, bilgiyi mezara kadar götürmeyi, onu değiştirmeye yeğleriz… Halbuki bu sistem de her şey şartlarla, durumlarla değişir ve farklılaşır… Her inandığımız şey de sadece “belirli koşullar” için geçerlidir. Mesela, “Yalan söylemek doğru değildir.” diye inanırız ama öyle bir durum ortaya çıkar ki, orada yalan söylemek en doğru davranış olur, buna da beyaz yalan deriz…. Veya “Ben hiç grip olmam. Çünkü olmayacağıma inanıyorum.” diye inanmayı seçtik diyelim… Kendimize iyi baktığımız, bağışıklık sistemimizi güçlü tuttuğumuz sürece bu inancımız bize güç katar ve bizi destekler. Ama bağışıklık sistemimizi zayıflattığımızda durumu inancımızla kurtaramayız. Aynı şekilde “neye inanıyorsak onu yaratacağımıza, onu yaşayacağımıza” da inanabiliriz. Bu da belirli koşullar için doğrudur; ama eğer büyük bir planın, sistemin işleyişi söz konusuysa veya alanımıza başka bir enerji müdahalesi mevcutsa yaşadıklarımızın inanıp inanmamakla alakası yoktur; daha güçlü bir enerjinin, düzenin etkisiyle alakalıdır.

Herhangi bir inanç kalıbını benimserken, doğrudan doğruya kabul etmek yerine, “Hangi şartlar, durumlar için bu inanç kalıbı geçerlidir?” diye düşünerek bilinçaltımıza işletmemiz bizi daha esnek yapar.

Değişimlere kolay uyum sağlayabilmemiz ne kadar esnek olduğumuzla doğru orantılıdır… Ayrıca yüreğimizle, sevgiyle yaşama akabilmemiz de esnekliğimize bağlıdır…

Kökcanlandırmak Atölyesi

Vildan Çolak

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*