Anasayfa » Benden Size » Şifalandırmanın da Zamanı Var!
Şifalandırmanın da Zamanı Var!

Şifalandırmanın da Zamanı Var!

Bazen, bazı negatif durumlara hemen şifa göndermemek gerekir…

Bazen hissedilen yaralar, çekilen acılar, sıkıntılar yaratıcılığa neden olur; ortaya yeni şeyleri çıkartmamız için bizi zorlar, harekete geçirir veya gelecek için “olumlu olacak yeni kararların arkasında kuvvetle kalmamızı” sağlar…

Sıkıntılı duyguları taşımak kolay değildir elbet, ama o sıkıntı ilhama da dönüşebilir ve o ilham bizi harekete geçirebilir…

Bazen bunlar olabilir…

Canım güzelim Özgecan’a kıydıklarının haberini duyduğumdan beri, her aklıma geldiğinde gözlerim yaşardı…

Kökcanlandırmak Sunumlarında o kadar fazla cinsel taciz, tecavüz, katliam gibi ağır ölüm deneyimleri ortaya çıkıyor ki, onları ortaya çıkartırken her seferinde hem fiziksel hem de duygusal acılarını hissediyoruz; olayı biz de yaşıyoruz…

Doğal olarak, şifalandırmak için olayın içine kendi kişisel duygularımla girmiyorum. Kişisel yargılarım ve duygularımla olayın içine girmiş olsam, zaten şifalandırmayı yapamam; kendi negatif duygularımı da olayın içine dahil ederek daha büyümesine neden olurum.

Özgecan’a da yöneldiğimde, aslında gözyaşlarıma neden olan kendi kişisel duygularım değil, onun arkasındaki “onun için ağlayan” kişilerin yüreklerinin gözyaşlarıydı…

Şifa verip bu acıların bir nebze olsun iyileşmesine katkı sağlamayı düşündüm ama içim beni engelledi… Özgecan bir sembol olmalıydı ve Özgecanı düşünen herkesin yüreği yanmalıydı; yanmalıydı ki, yeni yaptırımlar getirilsin ve farkındalık artsın… Böylelikle Özgecan’ın ölümü onurlandırılmış olsun…

Belki bu biraz daha fazla acıyı hissetmek anlamına gelebilir ama maalesef, insanoğlu olarak, çoğunlukla acıyı çektiğimizde, canımız yandığında harekete geçiyoruz…

Şimdi, Özgecan’ı düşündüğümde gözümden yaşlar gelmiyor…Şu an insanların değil, kendimin hislerini daha yoğun hissediyorum…

Doğrusu bu beni üzdü… Neden derseniz, yoğun hisler arkada azalmış… Artık Özgecan toplum olarak unutulmaya doğru gidiyor… Bir şekilde birileri tarafından “iyilik olsun” diye şifalandırıldığını düşünüyorum… Bana göre, şifalandırılmanın uygun zamanı değildi… Bir durumun arkasında enerji yoksa, yaptırım oluşturamaz; bir yerleri kıpırdatamaz; değiştiremez…

Bu nedenle, bazen acıyı hissederek yol almakta fayda var… Ancak, hedefe ulaşıldıktan sonra acı, üzüntü, öfke gibi negatif duygular şifalandırılmalıdır…

Hepimizin Dünyası cennetimiz olsun!… Bu “Dünyanın doğası” gerçekten Cennet, ama onu Cehenneme çeviren bizleriz…
Sevgiler:)
Vildan Çolak

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*