Anasayfa » Benden Size » “Uzaylılar” Yazısına Yapılan İtirazlara Yanıt
“Uzaylılar” Yazısına Yapılan İtirazlara Yanıt

“Uzaylılar” Yazısına Yapılan İtirazlara Yanıt

Uzaylılarla ilgili yazıma “İnsanları korkutuyorsunuz; evrenin otoritesi bizi (bilinçleri gelişmemiş olanları) şer güçlere karşı koruyor; siz çok film izlemişsiniz; uzaylılara kanallık ettiğini söylediğiniz kişinin bilinçaltının eseri tüm yaşadıkları” gibi itirazlarda bulunuldu. Bu kısa yazı bu nedenle kaleme alınmıştır.

Herhangi bir bilgi çözüm/önlem ortaya koyulmadan, sadece sorun konuşulduğunda korku verici olabilir. Bunun için yazılarımda özellikle çözümlere de değinerek gereken bilgileri okurlarımla paylaşıyorum. İşim bu tür negatif enerjilerin, varlıkların temizlenmesi üzerine kurulu olduğu ve de aldığım eğitimler sayesinde bilinçaltının marifetlerini de çok iyi bildiğim için faraziyeler üzerine konuşmam, verdiğim çözümler de işe yarardır.

Korkmaktan, negatif düşünmekten o kadar çok korkutulduk ki, sevgi denizinde uyutulmaya geçildik… Farkındalığın artması demek, büyümektir. Büyümek de daha fazla uyumak/atıl kalmak anlamına gelmez, sorumluluk almak demektir. İlk kez duyulan, tanınmayan bir şeyden zaten korkulur. Korkmamız da gerekir, ta ki onu tanıyana kadar.

Aydınlanmamızın, farkındalığımızı arttırmamızın sonucu yaşam sorumluluğumuzu almaktır. Yaşam sorumluluklarımızı almamız için de o gözümüzü kapattığımız durumlarla yüzleşmemiz şarttır.

Uzaylılar da bizim bilinçaltımızın eseri değildir; ama onları anlayamamamız için bilinçaltımıza yeteri derecede etki edilmiştir. Gelip karşımıza televizyonlardan bizlere seslenmemelerinin de bir nedeni vardır. Bu nedenin evrenin otoritesiyle de alakası yoktur. Evrenin bahse geçen bu otoritesi yeterli gelişim gösteremediğimiz, yani zayıf, hasta olduğumuz, kendimize sahip çıkmadığımız ve bilincimizi geliştirmediğimiz, sorumluluklarımızı yerine getirmediğimiz için bizi kolaylıkla silebilecek bir otoritedir… Koruyucu, kollayıcı, pışpışlayıcı ve de insanlığın işlevini, sorumluluğunu insanlık adına gerçekleştirici, çocuklarının okul ödevlerini yapan anneler gibi bir otorite değildir…

Aydınlanmayı dileyen herkese söylüyorum: Sistemin sadece pozitif yönlerini görüp, o pozitif yönlerin arkasına saklanarak, onların korumasında aydınlanıp büyümek diye bir şey yoktur. Negatif durumlara karşı ne kadar yöntemler geliştirip onları aşarsak, insan büyür, farkındalığı artar. Bunun için biraz korkmak, negatif bir durumu tanımak, bilgi edinmek ve eyleme geçmek, yöntem geliştirmek, pozitif enerjilerle işbirliği yapmak gerekir. (Pozitif enerjilerle işbirliği dedim, onların eteklerinin altına saklanmaktan bahsetmedim).

Korkuyorsanız bazı gerçeklerden, korkmalısınız da!.. Korktuğunuzda sevgi örtüsüne sığınıp görmezlikten gelmek veya üstüne gidip üstesinden gelmek sizin seçiminiz…

Biri sizi uyutur, diğeri de büyütür… Ben, ilk öğrendiğimde her türlü negatif durumu, çok korktum. Ama üstüne gittim. Artık bildiklerimden korkmuyorum, korkmadığım için de mücadelemi veriyorum. Korkmadığım için artık “Sevin sevin sevin, her şey güzel olacak, iyiye gidiyor, pozitif düşün, her şeyi pozitif görün” diye bizi uyutan ruhsal mesajlara ve bu mesajları verenlere ve hiçbir şey yaşamadan, bilmeden sadece bu mesajların uyuşturucu etkisinden aldığı güçle ortaya çıkıp bir şeylere söz söyleyebilen insanlara da çok söz söyleyebiliyorum…

Çok iyi biliyorum ki, Dünyamız bir çok açıdan yaralı bir durumda…Eğer çok sağlıklı olsaydı insanlık bu kadar bozuk olmazdı… Diğer pencereden bakarsak eğer, insanoğlu Dünyanın bir parçası ve bu parça sağlıklı değil; önemli bir parçası bozuk olan Dünya sisteminin de bozuk olması çok doğal… Artık çok eminim ki, Dünyanın bu kadar bozuk olmasında Dünyadışı varlıkların, yani uzaylıların etkisi çok fazla…

Bizi ancak uzaylılara karşı temkinli olmamız, korku duymamız koruyabilir… Her abuk sabuk, pozitif gibi gözüken ama kişinin sorumluluk almasını, eyleme geçmesini engelleyen, nerden geldiği belli olmayan mesajlara da itibar etmememiz gerekir… Uyanık olup daima sorgulamalıyız…

Kökcanlandırmak Atölyesi

Vildan Çolak

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*