Danışan Deneyimleri
Serpil Balıkesir
Sevgili Vildan Hanım, Size sunum açtırmadan önce, Kökcanlandırmakla ilgili birçok araştırma yapıp, bana sizi tavsiye eden arkadaşıma güvenimin tam olmasına rağmen, ne yalan söyleyeyim içimde bazı şüpheler vardı . Ortaya çıkacak olan canlandırmanın bu kadar net şekilde, yaşadığımız olumsuzlukları ve kaynağını vereceğini düşünmemiştim. 11 yaşındaki kızım için açtırdığım sunumda onun hakkında ne siz ne de onu temsil eden kişi bir şey biliyordunuz ama sanki karşımdaki koltukta duruşuyla, kullandığı kelimelerle kızım oturuyordu. Size gelme nedenim, kızıma bazı varlıkların musallat olabileceğini düşünmüş olmamdı. Kendisinde, aniden beliren korkular ve hiç mizacı olmamasına rağmen agresif ve saldırgan tavırlarıydı. Bu durumu önceleri ergenlik başlangıcına, babasıyla boşanmış olmamıza rağmen süren problemlerimize ve evliliğimizde şahit olduğu olumsuzluklara bağlamış olsam da, annelik içgüdüsü mü yoksa ilahi bir işaret sonucu muydu anlamadığım, içime düşen kurt sayesinde size ulaşmış olmamın huzurunu yaşıyorum… Bir gün kızımla ders çalışırken, konu iç organlarımızdı ve kalbinin nerede olduğunu sordum. Bana sağda olduğunu söyleyince dalga geçtiğini düşünüp işi espriye vurdum. Ama gelişen diyaloğumuzda bana verdiği cevap “evet kalp soldadır ama benim ki sağda” derken ki donukluğu beni bir an irkiltti. Bu olaydan çok önce bir sohbet sırasında birisinden duyduğum “ifritlerin kalbi sağdadır” sözü beynimde çınlamaya başladı (ki o sözü söyleyen, bir arkadaş toplantısında tesadüfen tanıştığım kişiye biraz burun kıvırmıştım) ve bundan size hiç söz etmemiştim… Sunum açıldığında iki büklüm tepetaklak durup, “karnımda bir varlık var” dediğinizdeki ruh halimi anlatamam. Alana çıkardığınız“ negatif varlığın” ve “ifritin” uyum içinde kızıma sataşmaları, “ beddua” olarak çıkan kişinin kızımı temsil edenin üstüne doğru gitmesi, “ bu kadar bitkin olmasının nedeni” olarak çıkarılan kişinin “bedduaya” sarılması… “Negatif varlıkların kızımda olma nedeni” olarak çıkarılan kişinin “ben negatif duygularım” demesi, bu duygunun “baba” olarak çıkarılan kişiyi susturmaya çalışması, “anne” olarak çıkarılan kişiyle “baba” arasındaki konuşmaların, aramızda sürekli geçen diyaloglar olması, babayı canlandıran kişinin beni canlandırana dönüp “çarparım şimdi bir tane ” diyerek tehdidi, yerimde dona kalmama sebep oldu. Alana “lanet” olarak çıkarılanın “varım ama henüz onunla ilgim yok ben buradayım” diyerek “babaya” yönelmesi ve bunlar yaşanırken oradaki hiç kimsenin, sizin kimi hangi enerji olarak yüklediğinizi bilmemesinden, ancak sahnelemenin sonuna doğru deşifre etmenizden inanın çok etkilendim. Bunun yanında “lanet” çıktıktan sonra çıkardığınız (sonradan karanlık enerji olduğunu anlaşılan) kişinin “benimle anlaşma yapmışlar” demesi bana asıl sorunun babasından kaynaklandığını ve onun için de bir sunum açtırma fikrini oluşturdu. Çözüm her zaman “kök”ten olmalıdır değil mi? Çok teşekkürler Vildan Hanım, size ve o gün emeği geçen herkese minnettarım, henüz sunum açılalı çok kısa bir süre oldu ama artık kızım daha az korkuyor. Uyumamak için direnen, çok geç saatlerde yatan, bir türlü odasına girmeyip, bensiz uyuyamayan kızım artık yatağında tek başına uyuyabiliyor. Bu kadar ufak bir değişiklik bile insana huzur veriyormuş Sevgiler…)
