Ekip Deneyimleri

Fatih Özkan

Kökcanlandırmak Sunumlarında yaklaşık 13 yıldır ekip üyesi olarak yer alıyorum. Bu süre boyunca Vildan Hanım bir kişinin enerji alanını açtığında, birbirinden oldukça farklı deneyimlerin içine girdiğimi gözlemledim.

Sunum öncesinde kişi hakkında herhangi bir bilgi almıyoruz; çoğu zaman ismini dahi bilmiyoruz. Yalnızca kişinin cinsiyetini ya da çocuk olup olmadığını biliyoruz. Alan açıldığında ise bedenimde, duygularımda ve algımda kendiliğinden birtakım değişimler meydana gelmeye başlıyor.

Bazen yoğun bir öfke, nefret, üzüntü ya da ağlama isteği hissediyorum. Bazen yere uzanma, bir şeyin arkasına saklanma ya da belirli bir beden pozisyonuna geçme dürtüsü ortaya çıkıyor. Her deneyim birbirinden farklı ve her birinin temsil ettiği anlam da değişebiliyor. Kimi zaman sunum sahibinin bir yönünü ya da duygusunu hissederken, kimi zaman da sunum sahibiyle ilişkili olduğunu düşündüğümüz başka bir enerjinin duygulanımını deneyimliyor olabiliyorum.

Bu nedenle sunum sırasında öncelikle bedenimde ve duygularımda ortaya çıkan deneyimi takip ediyor, ardından bu deneyimin neyi temsil ediyor olabileceğini anlamaya ve sunum sahibi üzerindeki olası etkisini ifade etmeye çalışıyorum.

Yaşadığım deneyimlerden biri benim için özellikle çarpıcıydı. Alan açılır açılmaz ayaklarımdan bir ağaca ters şekilde asıldığımı hissettim. Ardından bu görüntü genişledi; yalnızca benim değil, birden fazla kadının aynı şekilde ters asıldığını hissetmeye başladım. Kadınların hamile olduklarını ve karınlarının kesildiğini algılıyordum. O an bu kadınların sunum sahibinin atalarıyla bağlantılı olduğunu hissetmiştim.

Sunumun ardından Vildan Hanım danışanla görüştüğünde bu deneyimi ona aktarmış. Danışan büyük bir şaşkınlık yaşamış ve anneannesinin aile geçmişinde buna benzer bir olayın yaşandığını yıllardır anlattığını, bu hikâyenin aile içinde bilinen bir anlatı olduğunu söylemiş. Bu deneyim, yıllar içerisinde karşılaştığım benzer nitelikteki birçok olaydan yalnızca biri.

Sunumlarda dikkatimi çeken bir başka durum ise alanın ağırlığı ya da hafifliği olarak tarif ettiğimiz deneyimdir. Özellikle kişilerin ilk sunumlarında bazen alanın son derece yoğun ve ağır hissedildiği olur. Öyle zamanlar yaşanır ki fiziksel olarak başımızı kaldırmakta dahi zorlanabilir ve bu ağırlığı doğrudan ifade ederiz.

Bazı sunumlarda ise bunun tam tersi bir deneyim ortaya çıkar. Alan son derece hafif ve akışkan hissedilir. Enerjiler arasında çok daha hızlı geçişler yaşanır, temsil edilen enerjiler kısa sürede değişir ve süreç sanki kendi içerisinde güçlü bir akış taşıyormuş gibi ilerler. Böyle zamanlarda alanda belirgin bir canlılık, hareket ve hatta zaman zaman coşku hissedilebilir.

Yıllar içerisinde tekrar tekrar karşılaştığım bu deneyimler, benim için Kökcanlandırmak Sunumlarının en dikkat çekici yönlerinden biri oldu. Çünkü herhangi bir ön bilgi olmaksızın başlayan süreçte, bedenimde ortaya çıkan duyumlar, duygular, hareket dürtüleri ve imgeler sunum ilerledikçe anlam kazanmaya ve kişinin hikâyesiyle ilişkilendirilmeye başlıyor.

Ayrıca belirtmeliyim ki, Kökcanlandırmak sunumlarına başladığım zamanla şu anki sunumlar arasında çok fark var. Yıllar içerisinde Vildan Hanım’ın gücü ve derinliği arttıkça alanda hissettiğimiz enerjiler de farklılaşmaya başladı. İlk başladığım zamanlarda alana cinler, ifritler çıkarken şimdi çok daha güçlü varlıklar ve büyücüler çıkmaktadır ve biz de onları hissederek öğrenmekteyiz. Çünkü her birinin karakteri, titreşimi, verdiği hissiyat çok farklı. Sanki büyük bir frekans denizinde keşif yolculuğundayız. İnsanoğlu olarak sınırlarımızın ne kadar geniş olduğunu hem de bize etki eden ne kadar çok negatiflik olduğunu deneyimlemekteyiz.

Ayrıca yaşamı anlamlandırırken bilginin ne kadar önemli olduğunu öğrendik. Çünkü doğru bilgi sayesinde doğru adımları atıp çözüme ulaşabiliyoruz.