Yazılarım

Anne-Babamız

Geçen hafta pazar günü bir bayanın annesine sunum açtım. Bayanı ve annesini tanımıyorum; çünkü İstanbul dışından sunum açtırıyordu. Annesinin sunumunda çok yoğun, nefret boyutunda bastırılmış içsel öfke olduğu ve bu öfkeyi bastırabilmek adına annenin yaşamına arkasını döndüğü çıktı. Bizler bazen içimizdeki acı, öfke gibi negatif duyguların “kaynaklarıyla” yaşamak zorunda olduğumuzda, onlarla yaşayabilmek için sistemimiz bu duyguları olabildiğince gömer. Gömerken duygularımızı hissedemez boyuta geldiğimizde ise maalesef o acılarla, öfkelerle birlikte mutlulukları, neşeleri de gömmüş oluyoruz. Yaşam, duygularımızla dokunduğumuz, hissedebildiğimiz oranda yaşanmış olduğu için bir bakıma yaşamamış oluyoruz. Sunumda annenin bu durumda olmasının nedeninin, cinsel olarak yaşamış olduğu hoş olmayan durumlar ve bu durumlara katlanmak zorunda olması olduğu çıktı. Ortaya çıkan duyguları olabildiğince şifalandırdık. Kızıyla konuşup durumu anlattım. Ertesi sabah beni aradı ve bütün bir gece bunu düşündüğünü, artık annesine farklı bir gözle bakmaya başladığını ve onu daha iyi anladığını söyledi. Annesini sert, hırslı, öfkeli bir kadın olarak tanırken, bu sunum sayesinde annesinin cinsel istismara uğramış, duygularını bastırmak için çok şeyi feda etmiş bir kadın olduğunun yeni farkına vardığını dile getirdi. Artık annesine yeni bir gözlükle bakmaya başladı. Anne babamızı yargılamamız, neden iyi bir anne baba olamadılar diye sızlanmak ve yaşamın ağırlığının, eksikliklerimizin sorumluluğunu onların üstüne atmak çok kolay. Belki gelişim aşamamızın bir döneminde bunu yapmamız, gelişimimizin bir parçasıdır. Ama o aşamada kalmamak ve gelişmek bizim sorumluluğumuzdur. Anne babasını kendi istedikleri gibi olmadığından dolayı yargılayan arkadaşlarım; lütfen bir düşünün. Anne babanız küçük yaşlarında her türlü tecavüze uğramış, ezilmiş, aşağılanmış ve yaşamda ayakta kalabilmek için bu yaşanmışlıklarını bastırmış, sizleri bu derin acılarının içinde ellerinden geldiği kadar çaba göstererek büyütmüş olabilir. Nasıl ki bizler elimizden gelenin en iyisini yapmaya çabalıyoruz, anne babamız da ellerinden gelenin en iyisini yaparak bizleri büyüttüler. Bizlerin ne anne babamızı ne de atalarımızı yargılama hakkımız vardır. Ancak bize karşı tavır ve davranışları için uygun tepkileri gösterebilir ve kendimizi gerçekleştirmemiz için onlara direnebiliriz. Ama bunu yaparken onları gerçekten aşağılamak, yargılamak hakkına sahip değiliz. Bizim sorumluluğumuz, onları ve atalarımızı oldukları gibi kabul edip sevmektir. Sevgiler,