Yazılarım

Büyü Nedir? -2

Büyünün enerjinin programlanması olarak tanımlamıştım. İnsanın yoğun duygularının kendisi veya etrafındaki kişiler tarafından programlanabileceğini ve bunun da büyü gibi işleyebileceğini yazmıştım. Unutmayalım, büyü iradeyle programlanmış enerjidir ve bu enerji yer ettiği alanda gizli işler. Sunumlarımda bu tarz büyülere sıkça rastlıyorum. Ortaya çıkan büyülerin bu tarz olup olmadığını, büyünün alanına girdiğimde anlıyorum. Bu tarz büyülerde negatif varlıklara rastlamıyorum; sanki dumanlı, gölgeli bir alan gibi gözüküyor. Dumanlı/gölgeler diyarını gördüğümde büyünün kişinin duygu alanının programlanmış hali olduğunu anlıyorum. Ayrıca nazar enerjisinin de büyüye dönüştüğünü sunumlarımda deneyimledim. Kişiler nazardan dolayı negatif bir his içine girdiklerinde, kendi negatif duygularıyla bunu birleştirebilmekte, sonra da "hep başıma kötü şeyler gelir; talihsizim; işlerim daima bozulur" gibi negatif düşüncelerle bu negatif duygularını programlayarak büyüye dönüştürebilmektedir. Ortaya çıkan büyünün nazardan büyüye dönüştüğünü de onların alanına girdiğimde görüyorum… Çünkü gölge alanların içinde nazar enerjisini görmekteyim. Kişinin negatif duygularını başkasının üzerine programlayarak yollamasının beddua olduğunu biliyoruz; fakat beddua da programlanmış bir enerji olduğu için büyüdür. Bu nedenle yapılması tehlikelidir. Bunun yanında yaratım yapmak niyetiyle pozitif enerjileri de programladığımızda büyü gibi işlediğini de belirtmiştik. Kısa bir özet geçtikten sonra; şimdi diğer büyü çeşitlerine bir adım daha atalım.... Kişinin bilinciyle ve iradesiyle kendi duygularının dışında "doğanın başka enerjilerini" de programlayarak istediği kişi veya durum üzerine yönlendirmesi de büyüdür. Bu büyüleri yapabilmenin iki farklı şekli vardır: ya kişinin ataları bu tarz büyüleri uygulaya uygulaya yetenek haline getirmiş ve bu yetenek doğal olarak kişiye miras kalmıştır ve ya kişi gizli ilimlerle uğraşarak bu tarz büyü yapmanın formüllerini bulup öğrenmiştir. Kişinin atalarından aldığı doğanın belirli enerjilerine ulaşıp, bu enerjileri düşüncesiyle programlama yeteneği genellikle kişi/torun tarafından bilinçli olarak bilinmez. Torun sadece istediği şeylerin olduğunu bilir; yani sonucu görür. Ama bu sonucu yaratmak için içsel enerjisinin, düşünme biçiminin, hissedişini büyüsel yasalarla yönlendirir. Hatta bazı negatif varlıklara da bilmese dahi hizmet eder. Genelde torun bu yaptığının büyüsel bir çalışma olduğunu "hissetse" dahi "işine geldiği" için yaratma gücünün kuvvetli olması gibi algılar. Bu torunların eğer bilinçlerini bilgi ile doldurup, ruhsal bilgeliklerini arttırmazlarsa düzene devamlı müdahale ettiklerinden dolayı cezalandırılırlar. Eğer kişide atasının antlaşma yaptığı negatif bir varlık varsa; kişi herhangi bir insanın üzerine bu negatif varlığı programlayarak yollayabilmektedir. Fakat hiçbir zaman kişiler, hele bilinçsizse, negatif varlığa hükmedemez; negatif varlık kişiye hükmeder. Negatif bir varlığın da genellikle amacı "olabildiğince fazla insan enerjisini ele geçirmek ve insana sıkıntı vermek ( diğer türlü bizim için negatif olmazlardı) " olduğu için bilinçsiz torunun başını bir çok kişiyle belaya sokar; böylelikle torunun bilinciyle negatif varlığı başka bir kişiye yönlendirmesini sağlamış olur.

İnsan iradesi sistemde çok güçlüdür. Negatif varlıkların normalde giremeyeceği bir kapıdan ele geçirdikleri insanın iradesiyle girmesi sağlanmış olur. Kısaca torun atasının yaptığı antlaşmayı miras alarak tüm yaşamı sorunlar içinde geçer; ama bir yandan da bu sorunlara bir şeyler yapacak gücü olduğunu sanır. Sunumlarımda bu tarz yetenekleri olan kişilerin yaptıkları büyülere de çok sık rastlamaktayım. Büyünün alanına girdiğimde varlığı görmekteyim. Büyüyü yaptıran kişi ile büyüyü yapan kişinin aynı kişi olduğunu anladığımda ise bu "büyünün negatif varlığı olan bir kişi tarafından herhangi bir insanın desteği olmadan yapıldığını" anlamış olurum....