Rumuz: AZRA 2

Rumuz: AZRA 2

Sevgili danışanımız Rumuz: Azra bizim talebimizi kırmayarak yaşadıklarını sizlerle paylaşmaya devam ediyor… Her zaman duygularını ve düşüncelerini kaleme alıp deneyimlerini, yaşadıklarını bizlerle paylaşan birilerini bulamıyoruz…

Danışanlarımızdan geribildirimlerini bekliyoruz….Rumuz Azra’ya da teşekkür ediyoruz:)

Yıllar önceydi, “ne yapıcam şimdi” diye kıvranıp durduğum, içinden çıkamadığım zor günler yaşıyordum . Tabi ki yaşamak denilirse… Daha önce hiç duymadığım bir hastalık bir yana , eşim ve ben bu durumu idare edemediğimizden dolayı parlayan psikolojik sıkıntılar bir başka yana… Fırtınalarda savruluyordum…

Beni bu durumdan kurtaracak durumu Allahın vermesi için en samimi duygularımla sadece dua ettim. Bir gece rüyamda sarışın bir kadın gördüm. Bir fırının başında ekmek pişiriyordu. Önümde karşıya geçmem gereken bir yol vardı. O yolun “geçmem gereken yol olduğunu , gideceğim adres için o yoldan devam etmemi” söyledi. Ancak ben yola bir adım attığımda yarı at yarı insan bir varlık ayaklarıma basarak geçmemi engelledi. O sarışın kadının orda kalakaldım.

Kimdi bu kadın, niyetime denk gelen rüyada ne işi vardı. Ayrıca bulmak istesem de nereden bulucaktım. Rüyamı yazdım. Beklemeye başladım. Nasıl olsa rüyayı gösteren, kadının da kim olduğunu zamanı geldiğinde gösterecekti.

Ardı ardına rüyalar geliyordu o dönemlerde. Rüyamda biri bana “buraya 645. tarla derler” dedi. Nasıl kasvetli ve fırtınalı bir yerdi anlatamam . Oradan ayrılmak için bir taksi çağırdım. Benden önce birisi aldı taksiyi. Sonra ikinci taksiyi çağırdım . Tam da o rüyayı görmemin üstünden 645 gün geçtiği akşamı yazıyorum bu yazıyı. Biliyorum ki her şey değişiyor. İçimde bir hafiflik hissi ile yazıyorum.

Bu sene Temmuz ayı ortalarında sizi facebooktan gördüm. Aradığım kişiydiniz. Rüyamdaki kadın ile birebir örtüşüyordunuz ama anlamlandıramadığım sizin çözmüş olduğunuz alanın benimle ne ilgisi olduğuydu.

Ağustos ayında bir rüya gördüm ama ne rüya. Bir yola gidiyordum yolun sonu bir eve çıkıyor . Dışında tamirat olan bir ev. Yolun başka bir yere gitmesi imkansız, ev de tam yolun ortasında, kenardan bile yürüyüp evi geçemezsiniz. Öyle yolu kapatmış. Eve giderken gördüğüm neşeli kadınlar var. Sohbet ediyorum . Evin yanından geçebilmek için insanlar bir mor balonun iki ucundan tutuyorlar. Yolun zor kısmında yürüyen kişi balonun ipinden tutuyor ve kolayda yürüyen kişi balonun kendisini tutup yolun karşısına geçiyor ama öyle ki ipten tutan geriye geliyor. Ben de yardım etmek istiyorum karşıya geçenlere. İpin ucundan tutuyorum ama ne tesadüf ki ben de karşıya geçiyorum. Sonra o sarışın kadın mor balonu alıp kalbime gömüyor. “Kıymetini bilmeyenler ile paylaşma” diyor.

Öylesiye bir Pazar günü birden hayatımdaki insanlar çekiliyor ve beni yalnız bırakınca gezmeye çıktığım yerde son anda arıyorum sizi ve adresi alıyorum. Sokakları yürüdüğümde evi tanıyorum. Rüyamdaki ev. İçeri girip seanları izliyorum.Güler yüzlü bayanlar. Rüyamdaki yüzler. Seans bitiminde gelip elinizi kalbime koyup “yardım iste genetiğindeki evliyalardan” diyorsunuz.

Rüyalar insanı bu kadar taşır mı? Beni size taşıdığını okumak bile şaşırtırken. Bu hikayenin baş kahramanı olmak bana bile inanılmaz geliyor.

Rumuz: Azra

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*